Würth
Faaliyet Alanı
Bağlantı elemanları, kimyasallar, el aletleri, iş güvenliği
Boykot Sebebi
Würth Grubu'nun küresel stratejisi, Çin'in endüstriyel üretim gücü ile İsrail'in ileri teknoloji ve savunma kapasitesini birleştiren, çok katmanlı bir mühendislik ağı üzerine kuruludur. Şirket, Çin'i sadece devasa bir satış pazarı olarak değil, aynı zamanda Shanghai ve Haiyan'daki ileri teknoloji tesisleri aracılığıyla Asya-Pasifik bölgesinin ana üretim ve akıllı lojistik merkezi olarak konumlandırmıştır. Çin’deki faaliyetleri daha çok yüksek hacimli endüstriyel üretim ve otomotiv yan sanayii tedariğine odaklanırken; İsrail’deki varlığı, ülkenin "yüksek teknoloji merkezi" olma özelliğiyle paralel olarak tasarım, mikroelektronik ve savunma teknolojileri üzerine yoğunlaşmaktadır. İsrail’deki stratejik ortaklıklar, özellikle Würth Elektronik üzerinden yürütülen "Design-In" süreçleriyle start-up ekosistemine ve savunma devlerine kadar uzanmaktadır. Şirket, İsrail'in önde gelen savunma kuruluşları olan Rafael, Elbit Systems ve IAI gibi devlere, üretim hatlarında kullanılmak üzere askeri standartlara (MIL-SPEC) sahip sertifikalı bileşenler ve tam izlenebilir bağlantı elemanları sağlamaktadır. Bu noktada kritik bir rol oynayan CPS®MILITARY sistemi, otonom RFID rafları ve akıllı Kanban teknolojisiyle, füze savunma sistemlerinden insansız hava araçlarına kadar pek çok karmaşık platformun üretiminde parça akışını kesintisiz hale getirerek lojistik bir güven mekanizması oluşturmaktadır. Würth’ün Ar-Ge vizyonu, Çin'de otomasyon ve lojistik yazılımlarının kitlesel üretim verimliliğine uygulanmasını sağlarken, İsrail'de daha çok minyatürize edilmiş elektronik parçalar ve kritik elektromekanik bileşenlerin tasarımına odaklanmaktadır. İsrailli mühendislerle kurulan bu yakın iş birliği, yeni nesil askeri ve sivil teknolojilerin henüz prototip aşamasındayken Würth’ün teknik standartlarıyla şekillenmesini sağlamaktadır. Sonuç olarak Würth, Çin’in ölçek ekonomisinden faydalanıp İsrail’in inovasyon derinliğiyle askeri-endüstriyel bir köprü kurarak, küresel tedarik zincirinde hem sivil hem de stratejik alanlarda vazgeçilmez bir altyapı sağlayıcısı haline gelmiştir. Nato üyelerine askeri parça olarak desteği üstü düzeydedir. Bu konuda başı çeken ülkelerden birisi ABD'dir. Bu nedenlerden dolayı kesin boykot listesindedir.